Yosunlara Karşı Ultrasonik Dalgalar
Göl ve denizlerde bazen 'kırmızı akıntılar' (red tides) olarak da isimlendirilen yosunlarla karşılaşılır. Bu yosunlar, nörotoksin üreterek gıda zincirine; çok fazla oksijen tüketerek de bölge ekolojisine zarar verir. Böyle bir yosun istilâsına karşı en emniyetli yol, genellikle istilânın kendiliğinden geçmesini beklemektir ki, bu da yosunların getirdiği zararların peşinen kabul edilmesi mânâsına gelmektedir. Zîrâ bu yosunlarla mücadele için geliştirilmiş herhangi bir metot bugüne kadar bilinmiyordu.
İngiltere'de, Hull Üniversitesi'nde bir grup araştırmacı sözkonusu tehlikeyi ultrasonik dalgalarla engellemeye çalışıyor. Çalışmanın yöneticisi M. Postema, bu mücadele şeklinin bilindiğini ancak neticelerin çok karmaşık olması sebebiyle mekanizmanın anlaşılamadığını belirterek, çalışmalarının başarısını ifade ediyor. Postema'ya göre yosunlar su üstünde, alt taraflarındaki 'heterosist' olarak bilinen, nitrojen gazı kabarcıkları barındıran hücreler sayesinde duruyor. Çalışmada ultrasonik basınç ile bu hücrelerin parçalanması hedeflendi. Bu basıncın frekansı hücrenin fizikî büyüklüğüne bağlı olarak, bir rezonans meydana getirmeliydi. Bu hücreler parçalandığında, yosun su altına batacak ve güneş ışığı bulamadığı için canlılığını yitirecektir. Bu maksat ile üç farklı frekans, insana temas ettiğinde nefes problemlerine ve karaciğer kanserine sebep olan zararlı yosunlardan 'anabaena sphaerica' üzerinde denendi. Her frekansta belirli bir tesir görülse de, 1 Megaherz'lik frekans en tesirli olanı idi. Bu frekans değeri, yosundaki hedef hücrenin çapı ile bir rezonans sağlıyordu. Çalışmanın bundan sonraki bölümünde, bu dalgaların diğer su canlıları üzerinde ne tür tesirlere yol açacağı araştırılacak. Zîrâ oldukça yüksek yoğunlukta uygulanan ultrasonik dalgalar, su içinde ilerleyerek, diğer canlılara da tesir eder. Bu dalgalardan zarar görmesi istenmeyen canlılardaki heterosist hücrelerin, hedef yosunlardakiler ile farklı boyutlarda olması ve tesir görmeyecek olması netice üzerinde heyecan duyulmasına vesile oluyor.
Göl ve denizlerde bazen 'kırmızı akıntılar' (red tides) olarak da isimlendirilen yosunlarla karşılaşılır. Bu yosunlar, nörotoksin üreterek gıda zincirine; çok fazla oksijen tüketerek de bölge ekolojisine zarar verir. Böyle bir yosun istilâsına karşı en emniyetli yol, genellikle istilânın kendiliğinden geçmesini beklemektir ki, bu da yosunların getirdiği zararların peşinen kabul edilmesi mânâsına gelmektedir. Zîrâ bu yosunlarla mücadele için geliştirilmiş herhangi bir metot bugüne kadar bilinmiyordu.
İngiltere'de, Hull Üniversitesi'nde bir grup araştırmacı sözkonusu tehlikeyi ultrasonik dalgalarla engellemeye çalışıyor. Çalışmanın yöneticisi M. Postema, bu mücadele şeklinin bilindiğini ancak neticelerin çok karmaşık olması sebebiyle mekanizmanın anlaşılamadığını belirterek, çalışmalarının başarısını ifade ediyor. Postema'ya göre yosunlar su üstünde, alt taraflarındaki 'heterosist' olarak bilinen, nitrojen gazı kabarcıkları barındıran hücreler sayesinde duruyor. Çalışmada ultrasonik basınç ile bu hücrelerin parçalanması hedeflendi. Bu basıncın frekansı hücrenin fizikî büyüklüğüne bağlı olarak, bir rezonans meydana getirmeliydi. Bu hücreler parçalandığında, yosun su altına batacak ve güneş ışığı bulamadığı için canlılığını yitirecektir. Bu maksat ile üç farklı frekans, insana temas ettiğinde nefes problemlerine ve karaciğer kanserine sebep olan zararlı yosunlardan 'anabaena sphaerica' üzerinde denendi. Her frekansta belirli bir tesir görülse de, 1 Megaherz'lik frekans en tesirli olanı idi. Bu frekans değeri, yosundaki hedef hücrenin çapı ile bir rezonans sağlıyordu. Çalışmanın bundan sonraki bölümünde, bu dalgaların diğer su canlıları üzerinde ne tür tesirlere yol açacağı araştırılacak. Zîrâ oldukça yüksek yoğunlukta uygulanan ultrasonik dalgalar, su içinde ilerleyerek, diğer canlılara da tesir eder. Bu dalgalardan zarar görmesi istenmeyen canlılardaki heterosist hücrelerin, hedef yosunlardakiler ile farklı boyutlarda olması ve tesir görmeyecek olması netice üzerinde heyecan duyulmasına vesile oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder